Dijital dünyaya yatırım yaparken hangi kanallara öncelik vererek başlasam diyenler için birkaç öneri listesi…

Trafik kaynakları bakımından en hızlı büyüme kanallarından birisi olan SEO halen ilk sıralamasını koruyor. Bu sıralamada Google reklamları (Google Ads) yani eski adıyla Adwords ikinci sırada. Sosyal medyada Facebook ve Instagram ilk iki sırayı paylaşıyor. Youtube, Pinterest, Linkedin gibi mecraları da ilgi alanlarına göre etkili servisler arasında sayabiliriz.

Bütün yolların Roma’ya çıktığı bu dijital döngü içinde günü karlı kapatmanın etkili yollarından birisi de iyi bir hikaye…

Real Time Marketing  (Gerçek zamanlı pazarlama), Viral pazarlama ve Influencer marketing gibi kanallar Z kuşağının listesinde ilk sırayı almaya başladı.

Bu kuşak bir marka ya da bir ürüne ulaşmak için sosyal bir kişiliği referans olarak kullanıyor. Yorumlarını ve tavsiyelerini dikkate alıyor.

Adeta onların belirlediği sınırlar içinde hareket ediyorlar. Bazı büyük markaların çıkışlarına da bakarsak basit gibi görünen bu yöntemin etkisini görüyoruz.

Youtube ilk kurulduğunda 3 kere başarısız olmuştu. Fakat Lonelygirl15 takma isimli 16 yaşındaki bir kız Haziran 2006’da tüm yaşamını Youtube üzerinden Tembel Pazar ismiyle duyurmaya başlayınca işler değişti. Kendini yalnız hisseden Y kuşağının sorunlarını ve hikayesini bir bir anlatmaktan başka yaptığı bir şey de yoktu aslında. Ama Y kuşağı “benim hikayem” dediği “kendi gibisini bulmak” deyimi ile ilk kez tanışıyordu. Bu yayın tüm dikkatleri Youtube üzerine çekti. Kedi ve komik videoların da alıcısının yüksek olması da buna eklendi. Bu büyümeyi daha fazla görmezden gelemeyen Google  aynı yıl 1,65 milyar dolara Youtube’ı satın aldı. Özetle, Youtube’u bir Youtuber büyütmüş oldu.

Yıl 2009, sevgilisinden ayrılan Fulya isimli bir kız Youtube’daki videosunda sevgilisine ait eşyaları Gittigidiyor’da sattığını duyurdu. Gittigidiyor bir anda dikkatleri üzerine çekti ve yükselişe geçti. Çok geçmeden videonun viral reklam olarak hazırlandığı ortaya çıkmıştı ama artık Gittigidiyor eskisinden çok farklı bir konuma gelmişti bile. Nihayet Ebay 2011 yılında Gittigidiyor’un %93 hissesini satın aldı.

Son zamanların popüler gündemi Nusr-Et’in de marka kurgusu aslında tamamen bu algoritmayla ilintili…

Markalar ihtiyaçlarınıza farklı bir çözüm sunar. Beraberinde o marka ile olan ilişkisi nedeniyle kullanıcıyı mutlu hissettirir. Marka bağlılığı da bu mutluluk endeksi ile orantılıdır. Çünkü insanlar bir ürün satın almazlar, bir his satın alırlar. Bunu bir aşk masalına dönüştürürsek ilk görüş “viral reklam” aşk kısmını, “sorumluk ve paylaşım” evlilik kısmını oluşturur diye özetleyebiliriz.

ÖZETLE;

Markanızı sahneye çıkartırken iyi bir hikaye hazırlayın.

Hikayeniz için adım adım pazarlama stratejileri belirleyin.

Markanızın rakipleri arasında fark yapabileceği alanların listesini oluşturun.

Gerçek zamanlı ve viral pazarlama araçlarını kullanın.

Influencer karakterler ile yakın temasta olun.

Sizin hikayeniz sadece; iyi, kaliteli, ucuz … gibi bir sonla bitemez. Bundan daha fazlası olmak zorunda. Yapay zeka ve derin öğrenme çağında artık çok fazla ölçümleme aracına da ihtiyacınız olacak.

İyi bir hikaye ve stratejik marka konumlandırma konusunda uzman bir desteğe ihtiyacınız varsa da bizimle iletişime geçin 🙂

Sağlıcakla…