google-amp-speed-fast-ss-1920-800x450

Google Hız Güncellemesi: Sayfa hızı mobilde artık bir sıralama faktörü

Google Temmuz 2018'den itibaren, Google mobil arama sonuçlarında nihayetinde mobil sayfa hızını bir sıralama olarak kullanacak.

Google, mobil arama için tasarlanmış yeni bir sıralama algoritması duyurdu. Şirketin "Speed ​​Update" olarak adlandırdığı bu güncelleme yalnızca küçük bir yüzdeli sorguyu etkiliyor, Google, "Yalnızca en yavaş deneyimi kullanıcılara ulaştıran" sayfaların bu güncellemeden etkileneceğini söylüyor.

Güncelleme Temmuz 2018'de yayınlanmaya başlayacak, bu nedenle web yöneticilerinin web sayfalarını hazırlamak için zamanları var.

Google , sayfa hızını ölçmek ve iyileştirmeler yapmak için yeni güncellenmiş PageSpeed ​​raporunu ve LightHouse gibi araçları kullanmanızı öneririz.

Google blogunda  Zhiheng Wang ve Doantam Phan şunları yazdı:

"Hız Güncellemesi" dediğimiz gibi, yalnızca yavaş deneyimi kullanıcılara veren sayfaları etkileyecek ve yalnızca küçük bir yüzdeli sorguyu etkileyecektir. Sayfayı oluşturmak için kullanılan teknoloji ne olursa olsun, aynı standardı tüm sayfalara uygular. Arama sorgusunun amacı halen çok güçlü bir sinyal, bu nedenle, yavaş, yavaş ve büyük bir içeriğe sahip sayfalar sıralamaya şimdilik sıralamasını koruyacak.

Google AMP özelliği ile de zaten sayfa açılış hızını kolaylaştıracak eklentileri olduğunu biliyorsunuz. Bu eklentiler eskiden siteniz/sayfa/amp şeklinde açılıyordu. Google buna da son veriyor artık. Bundan sonra sayfalarınız olduğu adreste açılacak. Ancak AMP sürümleri farklı olarak sunulacak. Kısacası iki URL birleştirilmiş olacak.

Sonuç olarak her durumda sitenizin açılış hızı 2018 için etkili olmaya devam edecek. Test My Site Google ve Page Speed Insights sayfalarından sitenizin hızını test edebilir ve gerekli düzeltmeleri yapabilirsiniz.

Konu ile ilgili Google Webmaster Blogundaki detaylı incelemeye gözatmak isterseniz buraya tıklayın.

 


hreflang-architecture-1024x576

Hreflang nedir? Kullanımı hakkında bilmeniz gerekenler

Hreflang etiketi; Arama sonuçlarında doğru dil veya bölgesel URL'yi sunmak için kullanılan bir etiket kod parçacığıdır.  rel="alternate" hreflang="x" özelliklerini kullanan arama motorları sayfanın hangi dilde açılacağını bulur. Böylece kullanıcıya doğru dildeki sayfayı açar.

Seeach Engine Journal geçtiğimiz günlerde sitelerdeki hreflang kullanımı istatistiklerini yayınladı. Araştırmaya göre web sitelerinin %75'i hreflang etiketini yanlış kullanıyor.

2011 yılında Google kullanıcı deneyimini iyileştirmek ve ziyaretçileri doğru bölgesel dildeki içeriklerle buluşturmak için hreflang etiketini tanıtmıştı. O günden bugüne bu uygulama hayli de pozitif sonuç verdi. Ziyaretçisi ile kendi dilinde konuşma diye adlandırılan bu kod etiketi halen çoğu sitede yanlış kullanımda.

  • Hreflang etiketi kaynak kodu ile çakışan site oranı %58
  • Kendini referanslayan site site oranı %55
  • Çelişkili ya da hreflang yerine canonical etiket kullanan sitelerin oranı %55
  • Bağlantısı yanlış olan hreflang sorunları %37
  • Potansiyel olarak eksik hreflang etiketi oranı %32
  • Hreflang etiketi ile dil uyumsuzluk oranı %21

hreflang-380x459

Hreflang etiketi sorunları sadece bununla sınırlı da değil;

Yanlış dil kodu, yanlış ülke kodu, dil ve ülke seçimi için kullanılan etiket kodundaki alt çizgi, yalnızca ülke kodu, hreflang değerinin gerçersiz bir sıralamada kullanılması.

hreflang-architecture-1024x576

Peki anladık bu kadar sorunlu bir hreflang işini biz nasıl çözeceğiz? Ne yapmalıyız?

Önce sitenizin hreflang testini yapın. Test aracı için buradan başlayabilirsiniz.

Alternatif dil sayfalarını belirtmek için bir site haritası kullanın. Detaylı site haritası hazırlamak için de buraya bakabilirsiniz.

Yaptığınız değişiklikler sonrasında site haritanızı yeniden göndermeyi ihmal etmeyin. Beraberinde Google Search Console'daki Dil ve Uluslararası Hedefleme bölümünde görünen hataları inceleyin ve eksiklerinizi kontrol edin. Her düzenlemeyi yaptığınızda yeni site haritası oluşturun ya da güncelleyin. Güncel site haritanızı yeniden arama motorlarına gönderin.

Hoşçakalın, Arrivederçi, Au revoir, Auf wiedersehen


Off-page-seo-backlink-generation-1

Backlink için tanıtım yazısı almadan bilmeniz gereken kurallar

Tanıtım yazısı yoluyla başka bir siteden kaliteli backlink alma teşebbüsü her zaman başarıyla sonuçlanmayabilir. SEO çalışması içinde backlink elde etmek için aldığınız tanıtım yazılarında nelere dikkat etmelisiniz? Konunun detaylarına birlikte gözatalım.

Google son zamanlarda tanıtım yazısı, sponsor ya da misafir yayınlarda spam içerikli bağlantıların arttığından şikayet ediyor. Beraberinde aynı içeriklerin yüzlerce farklı sitede birden yayınlanmasının oluşturduğu bilgi kirliliğinin faydadan çok zarar getirdiğine dikkat çekiyor. Google Webspam ekibinden Fatih Özkösemen'in Google webmaster blogundaki yazısında  belirttiği karşılaşılan yaygın hatalar şunlar:

Yazarın sitesine geri dönen geniş ölçekte bağlantılar (backlink) oluşturmanın öncelikli amaç olduğu durumlar, Google'ın bağlantı düzenleri ile ilgili kurallarını ihlal etmektedir. Uç noktada kullanıldığında, bir makalenin bu kuralları ihlal ettiğini gösterebilen faktörleri aşağıda bulabilirsiniz:

  • Makalelerinizi sitenize ilişkin anahtar kelime açısından zengin bağlantılarla doldurma.
  • Makalelerin birçok farklı sitede yayınlanmasını sağlama; veya, çok sayıda makalenin az sayıda büyük, farklı sitelerde yer alması.
  • Yazdıkları konular hakkında bilgi sahibi olmayan makale yazarlarını kullanma veya çalıştırma.
  • Bu makalelerde aynı veya benzer içeriği kullanma; alternatif olarak, kendi sitenizde bulunan makalelerin tam içeriğini kopyalama (bu durumda rel=”nofollow” etiketinin yanı sıra rel=”canonical” etiketinin de kullanılması önerilir)

offpage-backlink

Bir web sitesinin spam içerikli bağlantıların bulunduğu makaleler yayınladığını tespit ettiğimizde, Google'ın sitenin kalitesiyle ilgili algısı değişebilir ve bu durum, sitenin sıralamasını olumsuz etkileyebilir. Bu tür makaleleri kabul eden ve yayınlayan siteler, bunları dikkatli bir şekilde araştırmalı ve şuna benzer sorular sormalıdır:

  • Bu kişiyi veya web sitesini tanıyor muyum?
  • Bu kişinin mesajı sitemdeki kitle için uygun mu?
  • Makale yararlı bir içeriğe sahip mi?
  • Makalede şüpheli amaçlı bağlantılar varsa yazar bunlarda rel=”nofollow” etiketini kullanmış mı?

Bağlantı için makale oluşturmak genel olarak web açısından kötü bir davranış olduğundan, Google bunu yapan web sitelerine yönelik olarak bazı işlemler gerçekleştirir. Bu da sıralamadaki yerinizi negatif olarak etkileyecektir.

1- Bağlantı oluşturmak öncelikli amaç haline geldiğinde, makalelerin kalitesi düşebilir ve kullanıcılar için kötü bir deneyim ortaya çıkabilir.
2- Ayrıca, web yöneticileri agresif veya sürekli tekrarlayan "Makalemi yayınla!" istekleri almayı genellikle tercih etmezler.

Son olarak, eğer web üzerinde bulunan bağlantılar bir öneri biçimiyse ve kendi siteniz ile ilgili en çok öneriyi de yine kendiniz oluşturuyorsanız; siteniz ile ilgili iyi bir izlenim oluşturmak için bunun inandırıcı ve doğru bir yöntem olduğu söylenebilir mi?

Bağlantı oluşturmayla ilgili en iyi tavsiyemiz sitenizin içeriğini iyileştirmeye ve kullanıcılarınızın beklentilerine odaklanmanızdır. Bunu yaptığınızda bağlantılar da dahil olmak üzere her şey kendiliğinden gelecektir.

Google kısaca burada şu mesajı veriyor: "İnterneti çöplük haline getirmeyin"


ajax-diagram-1

Google artık Ajax tabanlı sayfaları taramayacak

Ajax kodları içeren sayfaları taramayı yavaş yavaş durdurma çalışması 2009 yılında başlamıştı. 2015'te Google artık tarama yapmayabileceğini de blogunda duyurmuştu. 4 Aralık'ta Google İsviçre ekip yöneticisi John Mueller Google webmaster blogunda yeni bir makale yayımladı. 

Makalede Ajax tarama şemasını geçmişte Googlebot'un javascript sayfalara erişimi sağlamak için bir yöntem olarak kullanıyordu. Artık bunun sona geldiğini de 4 Aralık makalesinde duyurmuş oldu. Google mühendisleri Googlebot için JavaScript oluşturma sürecini önemli ölçüde iyileştirdiler.  Mueller; 2018'in ikinci çeyreğinde, sitelerin bu sayfaları kendilerinin oluşturmasını (rendering) zorunlu tutmak yerine Google tarafında oluşturmaya başlayacağız. Kısacası, AJAX tarama şemasını artık kullanmayacağız dedi.

ajax-diagram-1

 

Mueller blog yazısında;

Hatırlatmak gerekirse, AJAX tarama şeması URL'sinde bir "#!" bulunan veya kendisi bir "fragment meta etiketi" içeren sayfaları kabul edip, ardından bunları, URL'de bir "?_escaped_fragment_=" parametresiyle taramaktaydı. Bu sürümün de (escaped version), sayfanın tam olarak oluşturulmuş ve/veya eşdeğer sürümü olması ve bunun web sitesinin kendisi tarafından oluşturulması gerekmekteydi.

Bu değişiklikle Googlebot, #! URL'sini doğrudan oluşturacak (render edecek) ve böylece, web sitesi sahibinin, sayfanın oluşturulmuş (render edilmiş) bir sürümünü sağlamasına gerek kalmayacaktır. Arama sonuçlarımızda da bu URL'leri desteklemeye devam edeceğiz dedi.

Bu güncellemenin SEO için etkisi ne kadar olacak diye düşünürken blogta belirtilen önemli değişiklikler beklemiyoruz ifadesi biraz olsun Ajax kullanan siteleri rahatlatmış olabilir.

Ajax kullanan siteler için Mueller şunları öneriyor;

Siteniz şu anda #! URL'lerini veya fragment meta etiketini kullanıyorsa:

  • Google Search Console'daki araçlara erişebilmeniz ve Google'ın bulabileceği sorunlarla ilgili olarak size bilgi verebilmemiz için Google Search Console'da web sitesinin sahibi olduğunuzu doğrulayın.
  • Sayfalarınızı Search Console'un Google Gibi Getir Aracıyla test edin. #! URL'si ile escaped sürüm URL'sinin sonuçlarını karşılaştırıp herhangi bir fark olup olmadığına bakın. Bunu, web sitesinin önemli ölçüde farklı olan tüm bölümleri için yapın.
  • Bağlantıların "a" HTML öğeleri kullandığını onaylamak için Chrome'un Öğeyi İncele (Inspect Element) işlevini kullanın ve uygun yerlerde (örneğin, kullanıcı tarafından oluşturulan içerikler gibi) rel=nofollow parametresini ekleyin.
  • Sayfanın başlık ve açıklama meta etiketini, robots meta etiketlerini ve diğer meta etiketleri kontrol etmek için Chrome'un Öğeyi İncele (Inspect Element) işlevini kullanın. Ayrıca, yapısal verilerin tamamının oluşturulmuş sayfada da (rendered version) bulunduğundan emin olun.
  • Flash, Silverlight veya diğer eklenti tabanlı teknolojilerle hazırlanan içeriklerin arama dizinine eklenmeleri gerekiyorsa, bunların JavaScript'e veya "normal" HTML'ye dönüştürülmeleri gerektiğini unutmayın.

Bu değişikliğin, web sitenizle ilgili çalışmaları biraz daha kolaylaştıracağını ve sizin tarafınızda sayfaları oluşturma gereksinimini azaltacağını umuyoruz.


rel=canonical URL ile ilgili en çok yapılan 5 yanlış

rel=canonical tag SEO açısından önemli bir araç. Duplicate content sorunundan kurtulmak ve en değerli sayfanın Google tarafından anlaşılmasını sağlamak için kullanılan bu linkleme etiketine rel=canonical denir. rel=canonical bağlantısı, yinelenen içerikler için dizine ekleme özelliklerini (gelen bağlantılar gibi) birleştirir ve aynı zamanda arama sonuçlarında görüntülenmesini istediğiniz URL'yi belirtir

Sayfanıza rel=canonical bağlantısı eklemek, arama motorlarına web'deki yinelenen sayfalar arasında dizine alınmasını tercih ettiğiniz sürümü gösteren güçlü bir ipucu sağlar. Bu kullanım, aralarında Yahoo!Bing ve Google'ın da bulunduğu çok sayıda arama motoru tarafından desteklenir. Ancak, yanlış bir yapılandırma olduğunda bu durum çok da kolay fark edilemediği için, rel=canonical kullanımı bazen karmaşık olabilmektedir:

Google Arama ekibinden Fatih Özkösemen'in çevirisi eşliğinde rel=canonical kullanımı ile ilgili en çok yapılan hataları inceleyeceğiz.

canonical-1

Web yöneticisi kendi tarayıcısında sol taraftaki "red velvet" (kırmızı renkli kek) sayfasını görürken, arama motorları sağ tarafta web yöneticisinin kazara oluşturduğu “blue velvet” (mavi renkli başka bir kek) rel=canonical ifadesini görür.

rel=canonical kullanımı için şunları yapabilirsiniz:

  • Yinelenen sayfanın içeriğinin büyük bir bölümü standart sürümde de bulunmalıdır. (Bu durumu test edebilmek adına, mesela bu sayfalardaki içeriğin dilini bilmediğinizi varsayalım. Yinelenen içerik ile standart içeriği yan yana getirdiğinizde, yinelenen sayfadaki kelimelerin çok büyük bir yüzdesi standart sayfada da bulunuyor mu? Sayfaların benzer olduğunu anlayabilmek için bu dili anlamanız gerekiyorsa eğer (örneğin sadece genel anlamda konular benzerken, birebir kelimelerde büyük ölçüde farklılık varsa) arama motorları standart olarak belirtilen URL’yi dikkate almayabilir.)
  • rel=canonical hedefinizin gerçekten var olduğunu (hata veya “soft 404” olmadığını) bir kez daha kontrol edin.
  • rel=canonical hedefinde noindex robots meta etiketi bulunmadığını doğrulayın.
  • Arama sonuçlarında, tekrarlanan URL'nin değil, rel=canonical URL'sinin görüntülenmesini tercih ettiğinizden emin olun.
  • rel=canonical bağlantısını ya sayfanın <head> bölümüne ya da HTTP üstbilgisine (HTTP header) ekleyin.
  • Bir sayfa için birden fazla rel=canonical belirtmeyin. Birden fazla belirtirseniz tüm rel=canonical ifadeleri yok sayılır.

Yanlış 1: Sayfalara ayrılmış bir serinin ilk sayfası için rel=canonical kullanılması

Birden fazla sayfaya yayılan bir makaleniz olduğunu düşünün:

  • example.com/article?story=cupcake-news&page=1
  • example.com/article?story=cupcake-news&page=2
  • Vb.

2. veya daha sonraki bir sayfadan 1. sayfaya bir rel=canonical belirtmek doğru bir rel=canonical kullanımı değildir, çünkü bu sayfalar yinelenen sayfalar değildir. Bu örnekte rel=canonical kullanılması, 2. ve sonraki sayfalardaki içeriğin dizine hiç eklenmemesi sonucunu doğurur.

canonical-2

Bir serinin bileşen sayfalarından ilk sayfaya rel=canonical ifadesi belirtildiğinde, yararlı içerik (ör. “cookies are superior nutrition" (kurabiyenin faydaları) ve “to vegetables” (sebzelerden fazladır)) kaybolur.

Sayfalara ayrılmış içerik olduğu durumlarda, bileşen sayfalarından makalenin tek sayfalık bir sürümüne rel=canonical ifadesinin belirtilmesini veya rel="prev" ve rel="next" sayfalara ayırma işaretlerinin kullanılmasını öneririz.

canonical-3

Bileşen sayfalarından "view all" (tümünü gör) sayfasına rel=canonical kullanımı

canonical-4
View all (tümünü gör) sayfasına bir rel=canonical belirtilmemişse, sayfalara ayrılmış içerikte rel=”prev” ve rel=”next” işaretlemesi kullanılabilir.

canonical-5

Yanlış 2: Yanlışlıkla göreli (relative) URL'ler olarak yazılan mutlak (absolute) URL'ler

Pek çok HTML etiketi gibi <link> etiketi de hem göreli hem de mutlak URL'leri kabul eder. Göreli URL'ler geçerli sayfaya "göreli" bir yol içerir. Örneğin, “images/cupcake.png” ifadesi, “geçerli dizinden “images” alt dizinine ve sonra cupcake.png'ye git” anlamına gelir. Mutlak URL'ler, http:// gibi bir şema da dahil olmak üzere tam yolu belirtir.

<link rel=canonical href=“example.com/cupcake.html” /> şeklinde bir ifade (“http://” olmadığından bu göreli bir URL'dir) belirtmek, istenilen standart URL'nin http://example.com/example.com/cupcake.html olduğu imasında bulunur; oysa büyük olasılıkla amaçlanan bu değildir. Böyle durumlarda, algoritmalarımız belirtilen rel=canonical ifadesini yok sayabilir. Sonuç olarak bu rel=canonical ifadesiyle ulaşmayı umduğunuz şey gerçekleşmeyecektir.

Yanlış 3: Yanlışlıkla yapılan veya birden fazla olan rel=canonical ifadeleri

Zaman zaman, yanlışlıkla eklendiğini düşündüğümüz rel=canonical ifadeleri görüyoruz. Bunlar çok seyrek durumlarda basit yazım hataları olabilirken, çoğunlukla rel=canonical ifadesinin hedefini değiştirmeyi düşünmeden bir sayfa şablonunu kopyalayan bir web yöneticisi nedeniyle de olabilmektedir. Bu durumda, site sahibinin sayfaları, şablonu hazırlayan kişinin sitesine yönelik bir rel=canonical belirtebilir.

canonical-6

Şablon kullanıyorsanız rel=canonical ifadesini de kopyalamadığınızdan emin olun.

Diğer bir sorun da, sayfalarda farklı URL'lere yönelik birden fazla rel=canonical bağlantısı bulunmasıdır. Genellikle varsayılan bir rel=canonical bağlantısı yerleştiren SEO eklentileriyle ilişkili olarak ortaya çıkan bu durumdan eklentiyi yükleyen web yöneticisinin de haberi olmayabilir. Birden fazla rel=canonical ifadesi bulunduğu durumlarda Google büyük olasılıkla tüm rel=canonical ipuçlarını yok sayacaktır. Geçerli bir rel=canonical ifadesinin sağlayabileceği tüm yararlar kaybolacaktır.

canonical-7

Sayfanın kaynak koduna bakarak eklentilerin davranışını kontrol edin.

Bu iki tür durumda da, sayfanın kaynak kodunu yeniden kontrol etmek sorunun düzeltilmesine yardımcı olur. rel=canonical bağlantıları dağınık yerleştirilmiş olabileceğinden <head> bölümünün tamamını kontrol ettiğinizden emin olun.

Yanlış 4: Kategori veya açılış sayfası, öne çıkan bir makaleye yönelik rel=canonical belirtiyor

Tatlılar hakkında bir site yayınladığınızı varsayalım. Tatlı sitenizde “pasta” ve “dondurma” gibi kullanışlı kategori sayfaları bulunsun ve her gün bu kategori sayfaları belirli bir makaleyi öne çıkarsın. Örneğin, pasta açılış sayfanızda “red velvet cupcakes” öne çıkarılmış olabilir. "Pasta" kategori sayfası “red velvet cupcake” sayfasıyla neredeyse tamamen aynı içeriğe sahip olduğu için, kategori sayfasından öne çıkan bağımsız makaleye bir rel=canonical eklemiş olabilirsiniz.

Bu rel=canonical ifadesini kabul edecek olsaydık, pasta kategori sayfanız arama sonuçlarında görünmezdi. Çünkü rel=canonical ifadesi, arama motorlarının yinelenen yerine standart URL'yi görüntülemelerini tercih ettiğinizi işaret eder. Bununla birlikte, kullanıcıların hem kategori sayfasını, hem de öne çıkan makaleyi bulabilmesini istiyorsanız, en iyisi ya sadece kategori sayfasında kendine referans veren bir rel=canonical bulunması, ya da hiç rel=canonical olmamasıdır.

canonical-8

Standart ifadenin aynı zamanda tercih edilen görüntüleme URL'sini ima ettiğini unutmayın. Bir kategori veya açılış sayfasından öne çıkan bir makaleye rel=canonical eklemekten kaçının.


Yanlış 5: <body> içindeki rel=canonical

rel=canonical bağlantı etiketi bir HTML dokümanının yalnızca <head> bölümünde görünmelidir. Ayrıca, HTML ayrıştırma (parsing) sorunlarından kaçınabilmek için de rel=canonical ifadesini <head> içinde olabildiğince başta bir yere eklemek iyi olur. <body> bölümünde rel=canonical ifadesine rastladığımızda bunu dikkate almayız.

Bu, düzeltmesi kolay bir hatadır. rel=canonical bağlantılarınızın her zaman sayfanızın <head> bölümünde olduğunu ve yapabildiğiniz ölçüde başta kullanıldığını yeniden kontrol etmeniz yeterlidir.

canonical-9

<head> bölümündeki rel=canonical ifadeleri işlenir, <body> bölümündekiler işlenmez.

Sonuç
Yararlı rel=canonical ifadeleri oluşturmak için:

  • Yinelenen bir sayfanın ana metin içeriğinin büyük bölümünün standart sayfada da bulunduğunu doğrulayın.
  • rel=canonical ifadesinin (varsa) yalnızca bir defa ve sayfanın <head> bölümünde belirtildiğini kontrol edin.
  • rel=canonical ifadesinin varolan ve yararlı içeriğe sahip bir URL'yi işaret ettiğini (yani, 404 veya daha kötüsü, soft 404 olmadığını) kontrol edin.
  • Açılış veya kategori sayfalarından öne çıkan makalelere yönelik rel=canonical ifadesi belirtmekten kaçının; çünkü bu durumda, öne çıkan makale, arama sonuçlarında tercih edilen URL olacaktır.

Kaynak: Google Arama kalitesi ekibi adına yayınlayan: Fatih Özkösemen


google-deepminds

İnsan Beyni, Nöromarketing ve SEO ilişkisi

İnsan Beyni nasıl düşünür? Nasıl karar verir? Nasıl çalışır? SEO ile bağlantısı ne? ... Bu karmaşık yapıyı anlamak insanlığın yıllarını almasına rağmen bunu çözmek için alınan yol milyarda bir oranında desek yeridir. Buna rağmen bildiğiniz gibi insan beyninin çalışma sistemi üzerindeki araştırmalar sinir sinapslerine kadar indi. Fakat beynin beslendiği duyu organları ile olan ilişki karmaşıklığı işi zorlaştırıyor.

Psikolog Paul Reber "İnsan beyninde yaklaşık 100 milyar nöron bulunur. Bu nöronların her biri ortalama 1000 bağlantı kuruyor ve bu da yaklaşık 1000 potansiyel sinaps anlamına geliyor. Verilerin depolandığı bu sinapsların toplam sayısına baktığımızda 100 trilyon veri noktasına yani kusursuz işlenen bu bağlantılar beyinde 100 TB’lık bir depolama alanına ulaştırıyor."

Genişliği ortalama 140 mm, uzunluğu 167 mm olan kafatasımız içindeki bu gizemli sistemi anladığımızda düşünme sistemimizi daha da iyi anlayabileceğiz. Beyindeki nöronların iletim hızı ile algılama hızımız da şöyle;  A tipi internodlu sinir minyelinlerinde ayak parmaklarımızdan beynimize iletim hızımız ortalama 15-100 m/sn.

analytical-and-creative-brain

Gizemi çözülememiş beynimiz hakkında bu kadarcık özetle yetinelim. Bu kısa bilgiyi aklınızda tutun.  Çünkü bunun Google'ın sonuçlarını nasıl listelediği ile ilişkisi var. Orada detay vereceğim.

Şimdi "behavioral sociology" yani davranış sosyolojisi tarafına hızlı bir geçiş yapayım izninizle.  Yukarıdaki özet bilginin beynimizdeki milyarlarca sinaps bağlantısının yapay zeka, arama motorları, pazarlama, reklam ve SEO ile çok yakın ilişkisi var. Bu karmaşık ilişkinin nasıl kurulduğuna ait detaylara geçiyorum.

Önce davranışlarımızla ilgili kısımlarına bir örnek üzerinden bakalım.

 

cups-for-tea-party

  • "Şöyle bir bardak çay olsa da içsek" diye düşünün.

Beyniniz; çay, fincan ya da bardağı, çayın kokusunu, tadını, biçimini, bizde bıraktığı diğer anılar ve hisler bütününü oluşturacaktır. Buna bilgi veritabanı geçmişi öbeği diye bir isim verelim. Bu öbeği simgeleyen anahtar kelimelerden kısa bir sinaps zinciri yapacak olursak; çay, bardak, fincan, misafir, keyif, lezzet, çay makinesi, poşet çay, sallama çay, rize çayı, seylon çayı, çayçı, çayını beğendiğimiz bir mekan ya da marka.... gibi kelimeler listemiz olacaktır. Düşündüğümüz kelimelerden beynimiz bir öbek oluşturur. Google hafızamızda oluşan bilgileri metinsel ifadelere dönüştürür. (Ön Bilgi: Bunu anahtar kelime listeniz olarak düşünün)

Diğer bir örnekle devam edeceğim.

 

insan-yuzleri

Şimdi bu resimdeki yüzlere bakın...

Beyniniz küçük karelerdeki kişileri tanıdı mı? Tanımaya çalışırken önceden beyninizde kayıtlı birine ait görseller ile karelerdeki resimleri eşleştirmeye mi çalıştı? Rahat olun herkesin beyni öyle yapıyor :)

Anılarımız geçmişimizi bugün ile bağlar. Yeni deneyimlerimiz önce anılarımızı referans alır. Bu da demek oluyor ki, bir şeyi nasıl hatırlayacağımızı geçmiş kodlamalarımızdaki önemli referanslar belirler. Steven Pinker der ki: "Bizler büyük ölçüde hafızalarımızdan ibaretiz"

Kısaca beyniniz anı bilgi veritabanı içinde Search (Arama) yaptı. Bu aramayı beyninizde önceden oluşturulmuş log kayıtları içinde yaptı. Kayıtlarda bilgi yoksa yeni bir bilgi olarak ekledi. Yeni bilgi ekleme konusu yapay zeka ile öğrenme konusuna girdiği için bu yazıda ona girmeyeceğim.

Bu aramalar da tek bir kanaldan (bir sinaps) gelmeyip uç uca farklı noktalardan bağlanmış sinapslardan geliyor . Resimlerden birini tanıdığınızı varsayarsak; o kişiye ait bir bilgiyi değil bilgiler öbeğini birlikte hatırlarız.

Bu da puzzle kartlarını saniyeden çok kısa süre içinde birleştirmek gibidir.

Çocukken yaşadığımız bir olayı asla unutmazken dün yediğimiz yemeği hatırlamayacak kadar kayıt mekanizması karışık olan bir varlığız. Peki birini unutamazken diğerini neden hatırlayamıyoruz?

Şimdi Log kayıtlarımızın nasıl oluştuğuna gözatabiliriz.

***

HAFIZADA KODLAMA

Beynimizdeki uzun süreli hafızayı (anı veritabanı) kodlama şekilleri oluşturur. Beynimizin kayıt defterinde bizi tanımlayan log'lar bulunur. Bu log kayıtlarını yaşadıkça biz oluştururuz.  Bir beyin hücresi diğerine sinyal gönderdiğinde bir hat oluşur. Bu hat tekrarlandıkça kalıcı hale gelir. Bir bağlantıyı çok kullandığımızda hatırlamamız daha da kolaylaşır. Bunu sık kullanılanlar, kısayol ya da favorilere ekleme işlemi gibi düşünün. Tam tersi olarak kullanılmayan bağlantılar zamanla kopar. Bu sırada beyin kullanım sıklığına yeni bağlantı şeklini oluşturur. Bu sıklığa göre de bilgi ulaşım kolaylığı için ön hafızaya çıkar. (Ön Bilgi: Bunu da arama motorunda yükselme olarak düşünün)

Hafıza uzmanları hatırlamanın context (içinde bulunduğumuz ortam) içinde gerçekleştiğini söylüyor. Kendiliğinden aklımıza gelen şeyler içinde bulunduğumuz ortamla direkt ilgilidir. İpuçlarını doğru verirsek hatırlatmak istediğimiz şeyi kontrol edebilmemiz de mümkün. (Ön Bilgi: Bunu da anahtar kelimelerin arama hacimleri olarak düşünün)

****

google-deepminds

HAFIZAYA LOG YAZIMINDA SOMUT VE GÖRSELLİK

Zihnimiz somut olanı tercih eder. Soyut kavramları akılda tutmak somut olana göre daha zordur. Bunun için görsellerle ilişkilendirilmiş bilgi daha kolay öğrenildiği gibi daha kolay hatırlanır. Kalıcı olmasını istediğimiz bilgiyi ne kadar somut görsellerle ilişkilendirirsek hatırlamak o kadar kolay ve hızlı olur.

Bu bilgiyi de eklediğimiz ürün, içerik, sosyal paylaşımlarda görsel kullanımı olarak düşünün. Beraberinde arama motorlarındaki resim ve görseller olarak da değerlendirebilirsiniz.

Peki hafızaya log yazımını başka neler etkiliyor?

***

HİSLERİMİZİN LOG YAZIMINA ETKİSİ

Genel olarak marketing olarak isimlendirilen pazarlama ve reklam işleri ile uğraşanların insan hafızasını anlamaları bu işin yapı taşını oluşturur. Çünkü tüketimi etkileyen duygu ve düşüncelerin büyük kısmı bilinç dışında yer alır. Çünkü markete deterjan almak için girip arabası dolu çıkmanın başka türlü izahı yoktur. :)

İnsan belleği duygu temelli çalışır. Yoksa bir çanta için 600 bin, bir saat için 700 bin verebiliyor olmayı nasıl izah edersiniz ki. Alınan şey bir ürün değil, bir histir. Durum beynimizin mutluluk hormonu salgılamasından ibarettir.

Her iletişim mantık, bilgi, simge ve duygu yüklü mesajlar içerir. Bazı şeyleri tüm dikkatimizi vermemize rağmen hatırlayamıyor olmamızın nedeni duygudan yoksun olmasıdır.

Clotaire Rapaille hatırlamanın anahtarının duygular olduğunu söyler. Duygular ne kadar güçlü ise öğrenme ve hatırlama da o kadar pekişecektir. Eskiden Fransız köylüleri, erkek çocukları 18 yaşına geldiklerinde, sahip oldukları arazinin sınırını belirleyen 4 noktaya götürüp onları her noktada bir temiz döverlermiş; çocuklar ömür boyu bu 4 noktayı hatırlasınlar, ailenin varlığına sahip çıksınlar diye.

17 Ağustos 1999 depremini yaşayanlar, aradan yıllar geçmesine rağmen yaşadıklarını hiçbir zaman unutamazlar. Bunun sebebi yaşadıkları yoğun korkudur. Duygular yaşadıklarımızı hafızamıza kazır. Duygusu olmayan hatıralar ise hafızamızdan silinir.

Kısaca; bilimsel olarak da kanıtlandığı üzere duygular belleğimizin çıpalarıdır. (Ön Bilgi: Buna da anchor text +backlink diyelim)

Birçok nörolog hafıza sistemlerimizin olumlu duyguları, olumsuz duygulardan daha farklı işlemden geçirdiğini; negatif duyguların etkisinin zamanla azaldığını, pozitif duyguların daha uzun süre canlı kaldığını kanıtlamıştır.

Seo, Pazarlama gibi alanlarda çalışan marka yöneticilerinin insan hafızasının nasıl çalıştığını bilmeleri çok önemli. Verdikleri mesajların hatırlanmasını sağlamaları buna bağlı. Bir markanın ismi ve sunduğu teklif tüketiciler tarafından hatırlanmıyorsa bir yerde yanlış var demektir. Tam tersi olarak bir ürün kategorisinde ilk akla gelen ve tüketicilerin zihninde belirgin bir anlamla kodlanmış markaların değeri çok yükselir. (Ön Bilgi: Google'da sizin markanızla yapılan arama oranı = Organik Trafik ve Loyality)

Reklamcılıkta meşhur bir söz vardır. "Reklamın amacı tüketicinin ihtiyaç sıralamasını değiştirmektir. Gerekirse yeni ihtiyaçlar oluşturmaktır."

Yani biz farkında olmasak bile beynimize bir tür hackleme yaparak algımız yönetilebiliyor. Google'da daha önce hiç duymadığımız bir bilgi aylar içinde popüler arama listelerine girebilmektedir.

Şimdi bu bilgileri SEO merkezli olarak birleştirelim.

***

SEO ALGORİTMASI

Bildiğiniz gibi Google rankbrain isimli kurulu yapay zeka algoritması kullanıyor. Bu algoritmanın çalışması sonucu aynen beynimizdeki gibi saniyeler içinde bir aramayı çeşitli sonuçlarla eşleştiriyor. SEO işi ile uğraşanlar da bu algoritmanın temel kurallarına ait düzenlemeleri yaparak aramalarda üst sıralarda çıkmak, daha fazla tıklanmak için yarış yapıyor.

Beyin davranışı üzerinden yola çıkarak "nasıl bir çalışma üst sıralarda çıkar" sorusuna pasajlara eklediğimiz "Ön Bilgi" başlıklarından bir liste yaptım:

1- Kolay hatırlanabilen kısa bir isim seçin. Hatırlanabilecek görseller kullanın. Bisküvi denince akla... gibi :) ön hafızada yer alabilecek slogan, domain adı kullanın. Sektörün içinden olduğunuzu kanıtlayan anahtar kelimelerin geçmesi hatırlamaya daha da yardımcı olur.

2- Projenizi tanımlayan anahtar kelimeleri ve ilgili görselleri duyguları harekete geçirecek şekilde hazırlayın. Arama hacimlerine göre de öncelik belirleyin.

3- Google'ın önceki hafıza log kayıtlarından, yani arama sonuçlarından rakiplerinizin nerede olduğunu ve onların nasıl hatırlandığını inceleyin. Ona göre aksiyon alın. Benzer veriden faydalanın, ancak farklı şeylerle kullanıcı karşısına çıkın. Özgün olun.

4- Hatırlanmayı ve görünürlüğü artırmak için offpage makale, backlink ve sosyal medyayı aktif kullanın.

5- Loyality oluşturmak için iyi tasarlanmış, hızlı açılan, responsive bir site tasarlamayı unutmayın.

6- Marka bağını güçlendirmek için sosyal medyada ya da sitedeki yorumları cevaplayın. Potansiyel müşteriler ile etkileşimi pozitif olarak sürdürün.

Bu çalışmalar müşterileriniz ile sizin aranızda pozitif bağlar kurmanıza, arama sonuçlarında yükselmenize ve daha çok tavsiye edilmenize neden olacaktır.

 

Başarılar dileriz...

 

 


mobile-marketing

Geleneksel TV izlenmeleri azalırken kısa video izlenmeleri artıyor

Bildiğiniz gibi Türkiye'nin önde gelen mobil reklam ajanslarından Mobilike Opera Mediaworks tarafından satın alınmıştı. Her çeyrekte düzenli olarak mobil dünya hakkında istatistiki veriler yayınlamaya devam edccekler mi, zaman gösterecek. Madreport 2017 dijital dergisinde yer alan mobil verilerden bir kolaj yaptım. Sunumun tamamını Madreport adresinde bulabilirsiniz.

İşte Madreport Dergisinden verilerle Mobil 2017

Eskinin Cep Telefonu Bugünün Primetime’ı

mobilike1

Bana ilginç gelen rakamlar sizin de dikkatinizi çekti sanırım. Ortadoğu ve gelişmişlik düzeyi düştükçe daha çok mobil cihazla etkileşim oranları yüksek görünüyor.

mobilike2

Eskiler hala desktop pc alışkanlığını bırakmıyor görünüyor.

mobilike3

mobilike4

mobilike5

Geleneksel TV izlenmeleri azalırken kısa video izlenmeleri artıyor. 
Kullanıcıların haftalık TV/video tüketimi (saat)

tv-internet

Haftalık Video/TV İzleme Alışkanlıkları
Kullanıcılar en fazla akşamları evde video içeriği tüketiyor.

mobilike7

Mobil TV/video izlenmeleri haftada 4 saat artıyor!
TV ve desktop gibi sabit ekranlardan izlenmeler haftada 2,5 saat azaldı.

Kısaca özetlemek gerekirse mobilin yükselişi süreceği kesin. Bu da hayatımıza girmeye devam eden yeni mobil gelişmeler ile de sanırım doğru orantılı olarak değişim gösterecek.


digital-marketing-conferences-933x445

Dijital 2016'da Avrupa’da %12 büyüdü

IAB Avrupa, 2016’da Avrupa’da dijital reklam yatırımlarının %12 büyüyerek 41,8 milyar Euro’ya ulaştığını açıkladı.
Bu yıl 11.si açıklanan AdEx Benchmark Raporu'na göre dijital, TV reklam yatırımlarını bu yıl da geride bıraktı. Dijital, araştırmaya katılan tüm ülkelerde büyümeye devam etti, toplam 20 pazar son 3 yıldır çift haneli rakamlarla büyüdü. Mobil, 2016’da da hem display hem de search ile %50’nin üzerinde bir orana ulaşırken ve bazı pazarlarda %100’ün üzerindeki büyüyerek dikkat çekti.

Mobil display 5,4 Milyar Euro’luk hacimle display pazarının %33,3’ünü kapsadı.

IAB Avrupa Dijital Video Reklamcılık Tutumları Raporu’na göre, imaj kampanyaları için çok önemli bir format olan video, istikrarlı artışını sürdürdü ve toplam display pazarından %18,2 pay aldı.

2016’da Display reklamlar %13,8 büyümeyle üst üste 3 yıldır diğer kategorilere göre daha iyi bir performans göstererek 16 milyar Euro’ya ulaştı.

Arama motoru reklam yatırımları %12,9 büyüme oranıyla yılı 19,1 milyar Euro ile tamamladı ve böylece en büyük online reklam formatı olma özelliğini devam ettirdi.

Türkiye, 2016’nın ikinci yarısında sıkıntı yaşamasına rağmen, %13,5’lik büyüme oranıyla Avrupa ortalamasının (%12,2) üstünde bir performans sergiledi. Özellikle %33,6 oranında büyüyen online videoyla dikkat çekti.

avrupa-dijital-medya


insanlar-ampuller-pazarlama-1000x670

Dijital Dünyada Ticari Pazarlama Notları

Google SEO, Adwords ve E-Ticaret Pazarlama konularında Think with Google sunumları, beraberinde dijital ekosistemin gidişatı hakkında kişisel olarak notlar alırım. Değerli kaynaklardan topladığım bu notların mecra içinde işinizi kolaylaştıracağını düşünüyorum. Bu yüzden derlediğim notlar serisinden oluşturulmuş pasajları sizlerle paylaşmak istiyorum.

Perakende sektörü sayısız değişikliğe uğramış olsa da ticari pazarlama, ilk defa ortaya çıktığı 1970'lerden bu yana çok az değişiklik gösterdi.

Başlangıçta kısa dönem satışları ve süpermarketlerdeki pazar payını artırmanın bir yolu olarak ambalajlı ürün üreticilerinden rağbet görmüş olsa da artık perakendecilikte yarım trilyonluk 2 bir alt sektör haline geldi. Ancak, tüketici davranışındaki değişikliklere ayak uyduramadı.
Ticari pazarlama yöntemleri genellikle tüketicinin dikkatini satış noktasında çekmeyi amaçlar. Online alışverişe geçen tüketicilere ayak uyduramamıştır.

Üreticilerin yalnızca %13'ü gerçek mekandaki mağazalar ve e-ticaret için ayrı bütçelere sahiptir ve %24'ünün e-ticaret bütçesi yoktur.3 Hem araştırma hem de satın almada dijital temas noktalarının önemi göz önüne alındığında, yakın zaman içinde hazırlanan raporlar, geleneksel ticari pazarlamanın getirisindeki düşüşlerin, tüketiciler kadar hızlı bir şekilde fiziksel kanallardan dijital kanallara aktarılamayan bütçelerin ve yerleşimlerin bir sonucu olduğunu gösteriyor.

Bir pazarlama kanalı olarak dijital platformdan hâlâ potansiyelinin çok altında yararlanılıyor. Bazı perakendeciler tüm tüketicilere statik mesajlarla ulaşıyor olsa da dijital medya, hassas kitle hedeflemeden güvenilir kampanya ölçümlerine kadar çok daha fazlasını yapabilecek özelliklere sahip. Dijitalin gücünden yararlanmamak, kullanıcılar için daha alakalı online deneyimler oluşturma ve satışları artırma fırsatının kaçırılması demek.

Dijitalin önlenemeyen yükselişi

Ticari pazarlama bütçeleri tüketiciyi hala mağazada, geleneksel medya stratejileri aracılığıyla etkilemeye odaklanıyor. Ancak, günümüzün tüketicileri online olarak veya mağazadan alışveriş yapmadan önce İnternet'te araştırma yapıyor.

Marka algıları ve satın alma kararları, satın almadan önceki milyonlarca anda şekillenir. Mağazadan yapılan yüksek tutarlı alışverişlerde bu anların sayısı daha da fazladır ve bunlar, hem markalar hem de satıcılar için önemli anlardır.

Tüketicilerin önce araştırma yapıp sonra ürün satın aldığı böyle bir ortamda markalar ve satıcıların dijital ticari pazarlamaya yaptıkları yatırımı artırması yerinde olacaktır. Dijital ortam ayrıca hem hedeflenebilir hem de ölçülebilir olduğundan, ticari kampanyalara dijital hedefleme uygulamak ve programatik satın alma ve satışın gücünden yararlanmak hem satıcıların hem de üreticilerin kârlılığında olumlu bir değişiklik sağlayacaktır.

mobil-alisveris

“Dijital ortamın öneminin farkındayız, zira hem mağaza içi hem de Macys.com'dan yapılan satışlar müşterinin alışveriş yolculuğu boyunca dijital ortamdan etkileniyor. Kısa süre önce, mağazalarımızın ve Macys.com'un satın alma organizasyonlarını, müşterilerimizin alışveriş davranışlarına hitap edebilmek için çok kanallı tek bir satın alma organizasyonu altında birleştirdik. Kullanıcılara e-ticarette daha fazla kişiselleştirme seçeneği sunmak, tedarikçilerimize daha fazla değer sağlamak ve hem mağaza içi hem de online satışları artırmak için dijital teknolojilere yatırım yapmaya devam ediyoruz."
– Terry Lundgren, Başkan ve CEO, Macy’s

"Satıcılar ve üreticiler, dijital müşteri yolculuğunun özellikle dönüşüm hunisinin alt ucunda optimize edilmesini ve kişiselleştirilmesini sağlamalıdır. Biz bunu, son kullanıcı segmentlerimize uyarlanmış perakende banner görüntülü reklamlarını programatik olarak satın alma yoluyla uyguluyoruz."
– Darren Needham-Walker, Pazarlama Müdürü, HP Avustralya

Ne yapılmalı? Araçlarınızı kuşanın

Tedarikçi mesajlarını yönetmek ve yönlendirmek, kitlelere ilişkin tahminde bulunmak, kitleleri hedeflemek, hem şeffaf hem de izlenebilir kampanyalar yayınlamak için bir reklam sunucusu kullanmak hızla bir ön koşul haline geliyor. Üreticiler bunu diğer dijital medya iş ortaklarından talep ediyor ve sağlıyor. Aynısı dijital "perakende medyası" için de geçerli olmalı. Sıklık sınırı, hedefleme, yeniden pazarlama, yatırım getirisi ve yayın sırasında optimizasyon dijital pazarlamanın temel taşlarını oluşturur.

Kısacası, çevrimdışı ve analog yöntemleri kullanan öncüllerinin aksine dijitalin yapısal avantajlarından temel düzeyde yararlanmaya hazır üreticiler ve satıcılar, muazzam bir fırsatla karşı karşıya.


google-test-my-site

SEO ve Google Güncellemeleri Raporu – Haziran 2017

SEO ve Google algoritmalarındaki güncellemeler, yeni gelişmeler ve internet dünyasında işinizi kolaylaştıracak yeni bilgileri derleyip sizi bilgilendirdiğimiz aylık habere hoşgeldiniz.

Birikmiş başlıkların fazlalığı nedeniyle sözü uzatmadan başlıyorum.

 Google Adwords

Adwords'de arama ağı hesap durumu kalite puanı ve hesap sağlığı notu özelliği devreye girdi. Bu sayede reklam optimizasyonunuzun kalitesini ve aramalarda alabileceğiniz tahmini sonuçları analiz edebiliyorsunuz. Detaylı bilgi için buraya bakabilirsiniz.

account-health-score-for-search

***

Google Adwords Editör

Google masaüstünden Adwords reklamlarınızı yönetmenize imkan sağlayan Adwords Editör 12 sürümünü duyurdu. Bu sayede kampanyalarda hızlı değişiklikler yapabiliyorsunuz. Ayrıca hızlı kampanya oluşturma ve monitoring için ideal denebilir. Sık reklam ve kampanya oluşturanlar için verimlilik açısından fena sayılmaz.

google-adwords-editor-custom-rules-800x538

Google Search

Google aramalarında metinler, haberler, videolar ya da resimleri bazen farklı formatta görüyorsunuz. Haber, ürün, etkinlik, yorum-değerlendirme, yemek tarifi gibi spesifik kategorilerdeki görünüm de uzun zamandır aktif durumda. Peki sizin sitenizde de bu tür bir içerik var ama görünümde sorun mu var? Muhtemelen Google yönergelerinde site içinde düzeltmeniz gereken kod snipetlerini düzenlemediniz. Zengin metin belgenizde yapısal uyumluluk sorunu mu var. Bu özel görünümlerin hangileri olduğuna gözatmak için buraya bakabilirsiniz.

İPUCU: AMP ve Yapısal veri test araçları ile burada belirtilen kodları sitenize uygularsanız aramalarda daha iyi sonuç elde edebilirsiniz.

structure-data-testing-tool-live-1024x553

Google My Business

Google, Google My Business (Google Benim İşletmem) hesabınızla haber ve duyurularınızı yayımlamanıza imkan veren “Yayınlar” özelliğini duyurdu.

google-my-business

Google Yayınlar fonksiyonuyla işletmenizin sunduğu özel fırsatları veya planlanmış etkinlikleri kullanıcılarınıza sunabilirsiniz. Eğer işletmenizin Google Benim İşletmem hesabı yoksa, hemen oluşturmanızı tavsiye ederiz. Hesabı oluşturup işletmeniz ile ilgili detayları girdikten sonra bu yeni fonksiyonu kullanmaya başlayabilirsiniz.

Google Yayınlar Nasıl Kullanılır?

Google Benim İşletmem hesabınıza girdikten sonra yönettiğiniz hesapların bir listesini göreceksiniz. Ekranın en alt kısmında yönetmek istediğiniz hesabın menüsüne girerek “Gösterge Tablosu” bölümüne geçiş yapın.

google-my-business-yayinlar-dashboard

Gösterge Tablosuna geçiş yaptığınızda karşınıza birçok seçenek ve analiz penceresinin olduğu bölüm çıkacak. İşte burada yeni fonksiyon “Yayınlar”ı göreceksiniz. İşletmenizin içeriğiyle ilgili küçük yayınlar paylaşmanızı sağlayan bu fonksiyon sayesinde arama sonuç sayfasında bir adım önde olma şansını yakalayabilirsiniz.

Yayınlar fonksiyonunu kullanmak istediğinizde karşınıza küçük bir yayın ekranı çıkacak. Bu bölümde yayınlamak istediğiniz içerikle ilgili birkaç seçenek göreceksiniz. Yayın türüne göre seçim yaptıktan sonra bir görsel ve çok uzun olmayan ancak içeriğinizi en iyi şekilde anlatan bir açıklama ile birlikte yayınınızı hazır hale getirebilirsiniz. Yayınınızı isterseniz bir etkinlik haline getirebilir ve etkinlik tarihini seçebilirsiniz. İsterseniz de yayınınıza bir buton ekleyerek kullanıcılarınıza eylem çağrısı yapabilirsiniz:

google-my-business-yayin-secenekleri

İpucu: Google’ın Sunduğu Her Fırsattan Yararlanın

 

Google Area 120

Google'ın deneysel programlarında görev almak ve projelerde çalışma, fikir üretme gibi kısımlarda çalışmak için Area 12o grubuna katılabilirsiniz.  Ayrıca yeni prototiplerin ilk denekleri de olabilirsiniz.  Buradaki avantajınız yeni teknolojileri erken denemek-kullanmak olacak.

Google Rich Snippet

Google arama sonuçlarındaki öne çıkan yapısal zengin metin belgeleri özelliğini giderek genişletiyor.

featured-snippet-screenshot-1920-800x450

Bilgi ve özel soru kalıplarından oluşan sorgulara yanıt döndürecek yeni görünümde yapay zeka aramaya bağlı olarak istediğiniz bilginin ne olduğunu anlayacak ve özet bir görünüm sunmaya başladı. Eski sürümlerinden daha iyi bir sonuç listesi geliyor diyebiliriz. Google bu sorgulama tipine çok değer veriyor ve patentini de almış. Yakın gelecekte bu gösterim formatını sesli aramalarda daha fazla göreceğiz.

İpucu: Sitenizin yapılandırması bu gösterim türünü desteklemesi gerekiyor. Aksi halde görüntülenme oranınız çok düşecektir.

Unutmadan bir not daha ekleyeyim. Her Query yani her sorgu bir sonu döndüreceğinden iyi ve sıralı verilmiş bilginin üstte çıkması kaçınılmaz olacak. Rakiplerinizin bu alanda gösterildiğini görürseniz sizin neden gösterilmiyor olabileceğinizi iyi analiz eden uzman seo ekibi ve makale yazarları ile çalışmanızı öneririm. Başka bir deyişle rakibiniz size neyi yanlış yaptığınız konusunda yol gösteriyor olacak. Profesyonel SEO hizmeti için bizimle iletişime geçmekten çekinmeyin.

Google Test My Site

Takip edenler bilecektir ki geçtiğimiz günlerde Google Sitemi Test Et aracını yayımladığını duyurmuştu.

google-test-my-site

Bu araçla yapılan testte sitenize gelen kullanıcıların yüzde kaçının site yükleme hızı sebebiyle kaybedileceği konusunda fikir sahibi olmanız amaçlanıyor. “Çoğu site yükleme sırasında ziyaretçilerinin yarısını kaybediyor” mottosuna sahip olan bu küçük ama etkili araç.  Sitedeki HTML, Css ve Js kodlarını 3G bağlantı hızında test ederek optimize etmeniz gereken kodlar hakkında bilgi sunuyor.

Test sonuçlarına göz attığınızda endüstri ortalamanıza göre yükleme hızınızı ve yapacağınız geliştirmelerle ne kadar zaman kazanabileceğinizi de görmeniz mümkün.

Google’a göre mobil ağ bağlantılarının %70’i 3G hızında veya 2020’ye kadar daha yavaş hızlarda gerçekleşecek. Bu yüzden sitenizin her koşulda hızlı yüklenmesini sağlamak rakiplerinize göre çok büyük bir avantaj yakalamanızı sağlayabilir.

"OK Google"

Geçtiğimiz günlerde bayram ziyareti için bir yakınıma gidiyordum. Google Haritalar uygulaması ile yol ve trafik durumuna bakarken Apple Siri benzeri bir Google özelliği vardı şimdi denemenin tam zamanı diye düşündüm. Telefonda sesli olarak başlangıç sözü "Ok Google" ile başlayan sorular sormaya başladım. Çok gelişmiş olmasa da Google trafik, hava durumu gibi bilgileri doğru verdi. Özellikle araç kullanırken faydalı olduğunu söyleyebilirim. Bazı garip sorularla kızamayan yapay zeka ile biraz da kafa bulmuş olabilirim :)

cortana-logo-1920-800x450

Amazon, Apple ve Google'dan sonra Dijital Audio Assistant işine Cortana ile Microsoft'un da girdiğini bilmeyenler ile paylaşayım. Dilerseniz Android marketten indirip deneyebilirsiniz. Kurulum sonrası Home düğmesine uzun süre basarsanız Google Asistanı da kullanabiliyorsunuz. Microsoft Cortana'nın Windows 10, Android, iOS ve Xbox yer aldığı ekosistem genelinde yaklaşık 150 milyon kullanıcıya sahip olduğunu söylüyor.

Robotların dünyasında yaşamaya alışsak iyi olacak... Görüşmek üzre..