2019 Yılı İçin Markanız Hazır mı?

Hız kavramının hayatımızı yönettiği bir dönemde hızlı olmak, trendleri ön görebilmek, yenilikleri yakalayabilmek ve uygulamak tüm işletmeler ve markalar için son derece hayati öneme sahiptir.

Fakat işletmelerin kendi günlük faaliyetleri dışında yenilikleri takip edip, aksiyon almaya çalışmaları biraz zor olabilir. Bu nedenle Tutus Media olarak iş ortaklarımız için 2019 Yılının pazarlama açısından öne çıkacak trendlerini bu yazımızda paylaşmak istedik.

İşte size 2019 Yılının Dijital Pazarlama Trendleri…

1. Siri İle Başladık, Sesle Çalışan Arama Motorlarıyla Devam Edeceğiz

İçerik pazarlamada yeni bir döneme giriyoruz. Aslında Siri ile hayatımıza girmeye başlayan sesle arama, 2019 yılından itibaren daha da işlerimize dahil olacak. Google’ın paylaştığı bilgilere göre; her gün yapılan 3,5 milyar aramanın yaklaşık üçte biri sesli aramalardan oluşuyor. Dolayısıyla tüketiciler kendilerine kolaylık sağlayacak yeniliklere adapte olmakta hiç zaman kaybetmiyorlar. “Merhaba Siri” ile başlayan muhabbetler “erkek arkadaşın var mı Siri” ye kadar gitmişti hatırlarsınız.

Sesle arama artık Siri’nin ötesinde dijital ortamda daha da farklı bir boyuta geçiyor. Yeni dönemde web siteleri sesle arama özelliğini aktif etmeye başlayacaklar. Mevcut SEO çalışmalarını devam ettirirken web sitelerini sesli aramaya göre düzenlemek gerekecek. Yani artık yeni SEO çalışmalarıda gelişecek.

Markalar için SEO’ya uygun anahtar kelimeler çıkarıp, yazılı aramaları anahtar kelimelerle eşleştirerek siteyi Google’da üst sıralara çıkarıyorken, ses ile yapılan aramalarda daha çok konuşma dili öne çıkacak. Dolayısıyla müşterilerin arama yaparken ne yazacağının dışında ne söyleyerek aratacağı da son derece önem kazanacak.

Web site içeriklerinin yeni dönemde sohbet tadında yazılması da içerik editörleri için ayrı bir konu olacak. Konfor seven modern tüketicilerin neler beklediğini hayal edin…

2. Chatbotlar İle Aranız Nasıl? Müşterilerle Konuşun…

Eğer modern bir işletme ya da marka iseniz web siteniz kesinlikle vardır. Web siteniz varsa müşterileriniz, bulunduğunuz ilin ve hatta ülkenin sınırlarının da dışında olabilmektedir. Ve web sitesi 7/24 açık bir mağazadır/kaynaktır aynı zamanda. Kimi markalar için web sitesi; trafik, kimileri için doldurulan form, kimileri için de online satış. Peki 7/24 açık bir mağazada ya konuşacak kimse yoksa?

İşte tam burada Chatbotlar devreye giriyor. Müşterilerine kesintisiz hizmet sunmak isteyen markalar için en önemli kaynaklardan birisidir. Veri analizi, bilgi paylaşımı konusunda insanlardan oldukça hızlıdır. Ayrıca 7/24 yorulmadan çalışırlar. Bu özellikleriyle müşterilerin ihtiyaçlarını anlık olarak karşılayabilir yetersiz kaldıkları durumlarda da müşterileri markanın temsilcileri ile buluşturabilmektedirler.

Son derece kullanışlı olan Chatbotlar web sitesi, uygulama ya da sosyal medya platformlarına entegre edilebilmenin yanında müşteri davranışlarını analiz edebilir ve kullanıcı bilgilerini toplayarak, başarılı kişiselleştirilmiş pazarlama çözümleri oluşturmada da yardımcı olabilirler.

Grand View Research şirketinin yaptığı araştırmaya göre, son kullanıcıların yüzde 45’inin chatbotları müşteri hizmetlerinde birincil iletişim biçimi olarak kullanmayı tercih ettiğini söylüyor.

Ayrıca önümüzdeki 5 yıl içerisinde, müşterilerle yapılan iletişimin yaklaşık % 80’inin chatbotlar aracılığıyla gerçekleştirileceği tahmin ediliyor.

LivePerson şirketinin yaptığı bir araştırmaya göre 5.000 kişiye “Chatbot’lara sıcak bakıyor musunuz?” diye sorulmuş, sadece yüzde 19’u olumsuz cevap vermiş. Yüzde 33’ü olumlu yaklaşmış. Yüzde 48’i ise problemim çözülüyorsa, insan ya da makineyle konuşmam fark etmez demiş.

Sohbet pazarlamasının “Conversational Marketing”, Chatbot’larla  giderek önemli hale geliyor. Müşteri memnuniyetini sağlamak için; müşterileri dinlemek, sorularını cevap vermek, onlara yardımcı olmak şarttır. Memnuniyetin yansıması ise olumlu yorumlara, yüksek puanlara, marka etkileşiminin pozitif yönde gelişmesine ve nihayetinde markanın gelirlerinin artmasına sebep olur.  Müşteriler ile sürekli iletişimde olan, hızlı çözüm sunan markalar kazanan tarafta olacaklar.

3. İnternet = Video

Yapılan araştırmalara göre video içerikler internet trafiğinin yüzde 85’ini video içerikler oluşturuyor. Tüketicilerin dikkat sürelerinin kısa olduğunu dikkate alırsak, tüketiciye ulaşmanın en etkili yolu video içeriklerdir. İnsanlar okumak yerine izlemeyi tercih ediyor.

Markalar tarafından henüz yeterince kullanılmayan video içerikler Hubspot’un araştırma sonuçlarına göre gözden kaçırılmaması gereken oldukça önemli bir içerik aracı. Örneğin bir e-postaya video eklemek, tıklama oranını yüzde 200 ile 300 arasında ciddi bir oranda artırırken, bir açılış sayfasına eklemek ise dönüşüm oranını yüzde 80 oranında artırıyor. İnternet kullanıcılarının yüzde 54’ü herhangi bir sosyal medya platformunda video izliyor. 2018 yılında instagram reklamlarının yüzde 65’i video içeriklerden oluşmuş. Tüm bunlar videonun günden güne büyüdüğünün göstergesidir.

Bu önemli aracı kullanmayı ihmal etmemek için yıllık pazarlama planlarınızı yaparken mutlaka video içerikleri de programlayın. Hedef kitlenizin ilgisini çekecek, sıkılmadan izleyecekleri videoları planlamayı unutmayın. Ürünlerinizi, hizmetlerinizi videolarla anlatın, akılda kalın, etkileşim alın.

4. Influencer Marketing

Tüketicilerin yüzde 86’sı gibi büyük bir çoğunluğu, takip ettikleri markalarla ilgili paylaşımların doğal olmasına önem veriyor. Dolayısıyla son yıllarda öne çıkan “Influnecer Marketing” 2019 yılında da etkisini sürdürmeye devam ediyor.

“Influencer marketing”  kendi kitlesine sahip kişilerin, markaların ürünlerini kendi tarzlarıyla yine kendi takipçilerine anlatması, tanıtmasıdır. Influencer’lar kendi rutin paylaşımları arasında ürünleri de kendilerince samimi olarak anlattıkları için takipçilerine reklam olarak geçmez güvene dayalı, tavsiye olarak algılanır.

Her markanın kendi kitlesine ve bütçesine uygun influencer bulması mümkün. Influencer’lar için en azından üç ayda bir mutlaka pazarlama faaliyetlerinizin içinde yer verin.

5. Canlı Yayın & Sosyal Medya

Pek çok tartışmaya sebep olsa da sosyal medya dijital pazarlamanın çok büyük bir kısmını eline geçirmiş durumdadır. Dünya çapında, 3 milyardan fazla sosyal medya kullanıcısı bulunurken, bu kullanıcıların %42’si dijital pazarlama için uygun kriterlere sahiptir.

Her marka tüm sosyal medya platformlarını kullanacak diye bir kural yokken, her platformda aynı iletişimi yapmak gibi bir kuralda yoktur. Aksine markalar, yalnızca kendi hedef kitlelerinin bulunduğu mecralarda ve hatta o mecralarda da farklı tonlarda iletişim yapmalıdırlar, ancak bu şekilde etkili bir kullanım söz konusu olur. Dolayısıyla sosyal medya hala dijital pazarlamanın göz bebeklerindendir.

Sosyal medya platformları da kullanıcıların ilgisini canlı tutmak için sürekli yeni uygulamalar çıkarıyorlar. Youtube, Facebook, Twitter ve Instagram canlı yayın özelliklerini kullanıcılara aktif etti. Instagram bir tık daha ileri giderek, canlı yayına arkadaş davet etmeye olanak sağlayan güncellemeyle öne çıktı. Çünkü araştırma sonuçlarına göre etkinliklerden canlı yayın yapmak etkileşimi ve ilgiyi artırıyor.

Canlı yayınlara tüketicinin ilgisi her geçen gün daha da artıyor. Canlı yayın ile tüketiciler özgün içeriğe, aracısız ve hızlı bir şekilde ulaşıyor. Kendi istekleri ile diledikleri kadar yayını izliyorlar.

Tavsiyemiz; 2019 yılında rakiplerinizin önünde olmak için hedef kitlenizin olduğu mecralarda mutlaka düzenli olarak paylaşım yapın. Hatta biraz daha ileri gidip canlı yayınlarla ürünlerinizi gösterin, firmanızı tanıtın, hedef kitlenizi canlı yayın aracılığıyla üretim merkezlerinizde gezdirin. Emin olun daha fazla etkileşim, şeffaflık sayesinde güvenlerini de kazanacaksınız.

Avrupa’nın tek 360 derece iletişim ajansı Tutus Media ile yenilikleri sadece izlemeyin, markanız için hayata geçirin. Tamamı alanında uzman Tutus Media ekibi ile kurumsal kimlik, logo tasarımı, prodüksiyon hizmetleri, web sitesi tasarımı, support hizmetleri, SEO faaliyetleri, sosyal medya yönetimi, Google Adwords reklamları ile rakiplerinizden öne çıkın, kazanın…